
- Rahiptir.
- Augustinusçu Oratoire üyesidir.
- Descartes’in Treatise on Man / İnsan Üzerine İnceleme kitabını okumasının ardından 10 yılını Filozofi öğrenmeye adadı ve sonucunda ilk kitabı De La Recherche De La Verite / Hakikatın Araştırılması’nı yayınladı.
- Aranedencilik* konusunda Spinoza’nın an ile ilgili tezleri ile Malebranche’nın görüşleri uyuşmaz. Bu, onun görüşlerini Spinozadan ayıran ince bir çizgidir.
- Çıkış noktası, Occassionalizm (Descartes’çi felsefe )’de temellendirilen töz** kavramı oldu.
Madde ile ruhsal olan ayrıdır. Onları ilişkili kılan tanrıdır.
Evrendeki tek etkin ilke ve tek gerçek neden tanrıdır. ve herşey tanrıda görülür.
Hakikat insanın içindedir. Hakikat ise bizzat tanrıdır.
*Bütün olayların tek gerçek nedeninin tanrı olduğunu öne süren, İnsana “neden” gibi görünen bütün öbür şeylerin tanrının istencini yansıtan birer “ara neden” olduğunu savunan felsefe öğretisi. Spinoza’ya göre ise “Her şey Tanrı-doğa’nın zorunlu ifadeleridir. Doğadaki şeyler gerçek nedensel ilişki içindedir.” Malebranche, tek gerçek nedenin tanrı olduğunu, olayların yalnızca Tanrı’nın her anki fiiliyle olduğunu; yaratılmış şeylerin sadece vesile olduğunu savunurken, Spinoza doğanın içinde gerçek nedensel olduğunu savunmuştur. Olaylar Tanrı-Doğa’nın içkin ve zorunlu yasalarından doğrudan çıkar.
**Değişmez gerçeklik. Kendi kendisiyle, kendi kendisinde var olan. Öznede değil, kendinde var olan, bağımsızca kendi içinde var olan. Descartes ” Tözü düşündüğüm zaman var olmak için kendinden başka hiçbirşeyin varlığına muhtaç olmayan birşeyi düşünüyorum. Böyle olan yalnız tanrıdır.” demiştir.
AUGUSTINUS VE ZAMAN
Kavradığımız ve bildiğimiz zaman ile gerçek zaman birbirinden ayrıdır. İnsan kavrayışı zaman gerçekliğine ulaşamaz, yalnızca zamanın geçişini algılayabilir. Geçmiş zaman artık yoktur. Gelecek zaman ise henüz varolmamıştır.. Elimizde kalan tek zaman şimdiki zamandır. Onun da boyutlarını belirleyemediğimiz için bilemeyiz. Ölçüp boyutlara ayırdığımız “zaman” geçişini algıladığımız “zaman”dır.
Zaman, bizim için öncesiz ve sonrasız bir akıştır. Ve bu nedenle biz bu akışın niteliğini, yönelimini, yayılımını, boyutlarını bilemeyiz;
Gerçek zaman her zaman dışımızda kalır.
Böylece, zaman kavramı üzerinden gerçeklik ile bilgi temel olarak ayrılmıştır.
Yorum bırakın