
Helena Petrovna Blavatsky tarafından 1875’te kurulan Teosofi Cemiyeti, modern ezoterizm ve spiritüel düşünce üzerinde çok etkili olmuş bir akımdır. Cemiyetin resmî olarak belirlediği 3 ana amacı vardır;
İnsanlığın Evrensel Kardeşliği
Din, Felsefe ve Bilimin Karşılaştırmalı İncelenmesi
Doğanın Gizli Yasalarını ve İnsan Potansiyelini Araştırmak
The Secret Doctrine kitabı Blavatsky’nin başyapıtıdır ve teosofinin kalbidir. Bu metnin Himalayalar’da gizli tutulduğu, öğretilerin kendisine “Mahatmalar” tarafından aktarıldığı ve çok eski bir metin olan “Dzyan Kitabı”na dayandığı söylenir. Kitapta, evrenin periyodik olarak ortaya çıktığı ve çözüldüğü, bilincin maddeden önce geldiği ve kozmosun canlı bir organizma olduğu vurgulanır. Amaçları din kurmak değil, evrensel bilgelik (teosofi) anlayışını araştırmak ve yaymaktı. Blavatsky’ye göre insanlık tarihinin başından beri gizli bir öğreti vardır. Bu bilgi “Üstatlar” (Mahatmalar) tarafından korunur ve tüm dinler bu bilgiden türemiştir. Darwinin evrim teorisini daha ileriye taşıyarak insanın sadece fiziksel değil ruhsal olarak da evrimleştiğini, bilincin giderek daha yüksek seviyelere çıktığını savunur. Blavatsky, Tibet ve Himalayalar’da yaşayan ileri varlıklardan söz eder, bu varlıkların insanlığın evrimini yönlendirdiklerini ve ona öğretileri telepatik olarak ilettiklerini iddia etmiştir. Bu varlıklara “Mahatma” veya “Yükselmiş Üstatlar” denmiştir. Blavatsky’ye göre insanlığın geçtiği evrimsel aşamalar şunlardır; Lemuryalılar – Atlantisliler – Aryan kök ırk – Gelecekteki kök ırklar.
Teosofi ise bize ruhun defalarca bedenlendiğini, her eylemin karmayı oluşturduğunu ve ruhun, deneyimle evrimleştiğini, karma ve reenkarnasyonun evrensel yasalar olduğunu anlatır. Teosofi Cemiyeti ezoterik metinlerin çevirisi, Doğu felsefelerinin Batı’ya tanıtılması, eğitim kurumları açılması gibi alanlarda özellikle Hindistanda oldukça etkili olmuştur. Teosofi Cemiyetinde Meditasyon ve Konsantrasyon çalışmaları, Ezoterik Metin Çalışmaları ve Etik Arınma çalışmalarına önem verilirdi.
Blavatsky’ye göre psişik güç kovalamak tehlikelidir. Bu yüzden odak bencilliği azaltmak, doğru yaşam, öz disiplin, hizmet bilincinde olmalıdır. Blavatsky döneminde ortaya çıkan “Mahatma Mektupları” olayı çok ünlüdür. Mahatmalardan gelen fiziksel mektupların kapalı zarflar içinde belirdiği ve duvarlardan düştüğü söylenir.
Helena Petrovna Blavatsky’nin teosofik modeline göre ölümden sonra ruhun adım adım yaşadıkları “ölüm bir anda ‘yok olma’ değildir.” diyerek anlatılır.
Bu sisteme göre bilinç katmanları yavaş yavaş çözülür. İlk olarak fiziksel beden ve yaşam enerjisi çekilir ve ruhani beden çözülmeye başlar. Bu aşamada kişi çoğu zaman kısa bir bilinç bulanıklığı yaşar. Daha sonra kişi alt benliğinden arınarak arzularından ve egosundan tamamen sıyrılarak üst bilince geçer. Bu ikinci ölümdür. Sonrasında ruh dinlenmeye çekilir ve kendi bilincinin cennetindedir. Değişken dinlenme süresinden sonra ruh yeniden maddeye çekilir, karma çekimi ile yeniden doğum gerçekleşir.
Ölümden sonra kaderini belirleyen şeyin hayatındaki bilinç kalitesi ve ruhsal farkındalık olduğunu savunurlar.
Yorum bırakın